Yeni sayfamıza hoş geldiniz! Yapım çalışmaları devam ediyor.
ez-Zahiri

İbn Hazm

Rahmetle Andıklarımız

ez-Zahiri İbn Hazm

· Kurtuba / Endülüs

Özgeçmiş


İbn Hazm (456/1064) :

Ali b. Ahmed b. Said b. Hazm b. Galip b. Salih b. Halef b. Maden b. Süfyan b. Yezid el-Farisidir. İbn Hazm soy bakımından Kureyşli olmasına rağmen Endülüs'te yaşadığı için Endülüsî olarak tanınır. Soyundan Endülüs'e ilk gelen dedesi Haleftir. Yine soyundan ilk müslüman olan da Yezid'dir.

Hicri 384, Miladi 994 yılının Ramazan ayında Endülüs'ün meşhur şehri Kurtuba'da dünyaya geldi. Babası Ahmed kıymetli bir ilim adamı olduğundan ve aynı zamanda Halife Mansur ve oğlu Muzafferin döneminde vezirlik yaptığından dolayı İbn Hazm'ın çocukluğu lüks bir hayat içerisinde geçti. İbn Hazm da 1023'te kendisine halifelik üzerine biat edilen Müstezhar Billah tarafından vezirliğe getirildi, ancak bu görevinde uzun süre kalamadı, halife yedi hafta sonra öldürüldü ve İbn Hazm da hapse atıldı. Daha sonra Hişam el Mu'temed Billah döneminde ikinci defa vezaret görevine getirildi. Fakat sonunda bu görevi bırakarak kendisini tamamen ilmî araştırmalara verdi.

İbn Hazm, hadis ilimlerinde ve fıkıhta otoriteydi, Kitap ve Sünnet'ten hüküm çıkarma gücüne sahipti. Siyer ve tarih konularında da ulaştığı üstün seviyeden dolayı ortaya koyduğu her meseleye tarihten yaşanmış örnekler getirmesini kolaylaştırıyordu. Bunlardan başka mantık ilmiyle de uğraşmış ve bu konuyla ilgili olarak et-Takrîb isimli bir eser yazmıştır. Daha sonra mantık ilmini bırakarak tamamen İslâmî ilimlere yönelmiştir. Aslında o zaten, mantık örneklerini bile hep fıkıhtan vermekteydi.

Öğreniminin ilk dönemlerinde Maliki fıkhını incelemiş, Muvatta'yı okumuştur. Daha sonra Şafii fıkhına yönelmiş ve bu mezhebin koyu bir taraftarı olmuştur. Bilahere Zahirî mezhebine bağlanmıştır ki kurucusu daha önceleri Şafii olan Davud b. Ali ez-Zahiri'dir (202-270) (miladi 817-884) İbn Hazm, bu mezhebin kök salması için her yerde onun savunmasını yapmış ve bu konuda kitaplar yazmıştır.

İbn Hazm, münakaşa ve tartışmalarıyla meşhurdur. Tarihçiler İbn Hazm ile maliki fıkıhçısı Süleyman el Baci arasında geçen ateşli tartışmalara kitaplarında uzun uzun yer verirler. Tarihçilerin belirttiğine göre İbn Hazm'ın en önemli özelliklerinden birisi geçmiş büyük alimlerde kusurlar bulması ve onları eleştirmesiydi. "Haccac'ın kılıcı ne ise, İbn Hazm'ın dili de odur" sözü şöhret bulmuştur. Büyük imamları eleştirdiğinden dolayı çağdaşları tarafından yoğun bir hücuma uğramış, sapıklıkla nitelendirilmiştir. Görüşlerini ve eserlerini kabullenmeyen alimler, sultanları ona karşı uyarmışlar, onun görüşlerini almayı ve yanına yaklaşmayı halka da yasaklamışlar. Bütün bunlardan dolayı sultanların hışmına uğrayan İbn Hazm bir çok işkencelere ve sürgünlere maruz kalmıştır. Kitapları yırtılmış, parçalanmış, hatta meydanlarda aleni bir şekilde yakılmıştır.

Endülüs'ten Horasan'a kadar ilim alış-verişi yaparak seyahat eden ve 633'te Kahire'de ölen Ebu'l-Hattâb b. Dihye, büyük mutasavvıf Muyhiddin b. Arabî zâhirî idiler. Kuzey Afrika'da Muvahhidlerin kurucusu olan İbn Tûmert (v. 534/1130) küçük farklarla zâhiriyye mezhebini temsil etmiştir. Muvahhidî hükümdarı Ebû-Ya'kub Yûsüf (558-580/1163-1184) aynı görüşleri icra safhasına koyarak mâlikî mezhebinin kitaplarını yaktırmış, zâhirî görüşü tatbik ve temsil edebilecek bir nesil yetiştirmek üzere tedbirler almıştır.

İbn Hazm, sırasıyla şu alimlerden ders almıştır. Ebu Ömer Ahmed b., Hüseyn, Yahya b. Mes'ud, Ebu'l-Hıyar Mes'ud b. Said, Abdullah b. Rebi. et-Temimi, Abdullah b. Yusuf b. Nami Zehebi Tezkiretü'l Huffaz isimli eserinde İbn Hazm hakkında der ki:

İbn Hazm büyük alimlerden biridir. İctihad şartlarının hepsi onda mevcuddur. Herkese bazı görüşlerinde eleştiri yöneltilebileceği, ona da yöneltilebilir. Muhakkak ki Allah Rasûlünden başka herkesin sözü alınabilir de, bırakılabilir de.

İmam Gazali der ki:

Allah'ın isimlerini anlatan kitaplar arasında gördüğüm İbn Hazm'a ait olan çok değerliydi. Anladığım kadarıyla akıcı bir zihni yapıya ve güçlü hafızaya sahip bir kişi.

Öğrencisi el Humeydi:

"Zeka, hızlı ezber, cömertlik ve dindarlığın bir araya geldiği onun gibi bir şahsiyet daha görmedim. Gerçekten şiiri de onun kadar hızlı ve anlamlı söyleyebilen biri daha yoktur." der.

İzzüddin b. Abdüsselam der ki:

İslami kitaplar arasında İbn Hazm'ın Muhalla ve İbn Kudame'nin Muğni'si gibisine rastlamadım.

İbn Hazm Hicri 456 yılının şaban ayına iki gece kala, kendi mülkü olan ve sağlığında sık sık gittiği Ment Lisem köyünde vefat etti ve oraya devnedildi.

O, akâid, usul, furu’, tefsir, hadis, lisan, edebiyat, nesep, ahlâk, mantık, felsefe, tarih, ve tıp gibi bir çok ilme dair 400 ciltlik eser yazmış bir müelliftir.

Eserlerinden bazıları:
el-Fasl fi'l-milel ve'l-ehva ve'n-nihal
İbtal el-Kıyas ve'r-Re'y ve't-Taklid ve't-Talîl
El-İcma ve Mesailuhu ala Ebvab el Fıkh
El-İhkam fi usûl el-Ahkam
El-Ahkam ve's-Siyer
Esma el-Hulefa ve'l-Vulât ve Müdedühüm
Esmaullah, Esma es-Sahabe ve'r-Ruvât
En-Nebzetu'l-Kafiye
Ashab el-Feteva
Tavk el-Hamame
Müdavatü'n-Nüfûs
izhar Tebdil el-Yehud ve'n-Na-sara li't-Tevrat vel-încil
El-Mücella, El-Muhalla
Mera-tibu'l İcma, Neka el-İslam.

(NOT: Bu bir denemedir. Tashih edilecek ve yenileri eklenecektir)